20.000’i Aşkın Çinisiyle Sultan Ahmet Camii Tüm İhtişamıyla Tarihi Yarımadada Varlığını Devam Ettiriyor.

Kubbeleri adeta bir tomurcuk bahçesi, kat kat ve her sabah açar; ezan sesi yükselir. Duvarları adeta bir kanat; her gece uçar. 17. yüzyılın önemli eserinden biri olan Sultanahmet Camii, Mimar Sinan’ın yapı anlayışı içinde 1609-1617 yılları arasında Osmanlı Padişahı Sultan I. Ahmed tarafından Mimar Sedefkâr Mehmet Ağa’ya eski Bizans sarayının olduğu yere yaptırılmıştır. 6 minareli Sultan Ahmet Camii,  tarihi yarımadanın görkemli eserlerinden sadece biri. Camii, Osmanlı mimarlığının ilk ve tek 6 minareli yapısı olma özelliği taşımaktadır. 26 sütun üzerine oturtulmuş, 30 kubbeli şadırvan avlusu gelenleri kitabeli taç kapısıyla her gün aynı coşkuyla karşılıyor.

İstanbul siluetinin ayrılmaz bir parçası Ayasofya’nın komşusu olan camii, ağırlıklı olarak mavi İznik çinileriyle bezenmesinden ve kubbe içinin de mavi ağırlıklı kalem işleri ile süslenmesinden dolayı Avrupalılar bu yapıya “Mavi Camii (BlueMosque)” demektedir.

Sultan Ahmet Camii külliyesiyle birlikte, İstanbul’daki en büyük ve ihtişamlı yapılarından sadece biridir. Caminin içini 3 taraftan çevreleyen balkonların duvarları, sayıları 20.000’i aşan şahane İznik çinileri ile süslüdür. Bu çinilerin süslemelerinde sarı ve mavi tonlardaki geleneksel bitki motifleri kullanılmıştır. Caminin kubbesi yaklaşık olarak 43 metre yüksekliğe sahiptir. Ayrıca 23,5 metre bir çapı vardır. Caminin gündüz aydınlatılması için 200’den fazla renkli camla donatılmıştır. Sultan Ahmet’in en önemli özelliklerinden biri, bol ışıklı ve çinilerinin eşsiz bir sanat eseri oluşudur. Caminin 260 adet penceresi bulunuyor. Işığın süzülmesini kolaylaştırmak için pencereler ve kemerler diğer camilerden değişik tarzda yapılmıştır.